<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>üzümleri arşivleri - SESIBUZUSESİCE</title>
	<atom:link href="https://www.sesibuzusesice.com/tag/uzumleri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sesibuzusesice.com/tag/uzumleri/</link>
	<description>Osman Ayas&#039;ın Kişisel Blogu</description>
	<lastBuildDate>Mon, 05 Jul 2021 15:12:44 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sesibuzusesice.com/wp-content/uploads/2019/05/cropped-57006293_2542621735766697_8661638920682864640_n-2-32x32.png</url>
	<title>üzümleri arşivleri - SESIBUZUSESİCE</title>
	<link>https://www.sesibuzusesice.com/tag/uzumleri/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>71. Kitap &#8211; Gazap Üzümleri</title>
		<link>https://www.sesibuzusesice.com/2020/02/10/gazapuzumleri/</link>
					<comments>https://www.sesibuzusesice.com/2020/02/10/gazapuzumleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[sesibuzusesice]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Feb 2020 14:55:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ana Sayfa]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Roman]]></category>
		<category><![CDATA[gazap]]></category>
		<category><![CDATA[inceleme]]></category>
		<category><![CDATA[üzümleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.sesibuzusesice.com/?p=418</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hikaye akla uygun değil. Çünkü bahsettiğim gibi insan var olayın içinde.</p>
<p>The post <a href="https://www.sesibuzusesice.com/2020/02/10/gazapuzumleri/">71. Kitap &#8211; Gazap Üzümleri</a> appeared first on <a href="https://www.sesibuzusesice.com">SESIBUZUSESİCE</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="418" class="elementor elementor-418">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-6097e6c elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="6097e6c" data-element_type="section" data-e-type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-96395e0" data-id="96395e0" data-element_type="column" data-e-type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-fa25221 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="fa25221" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-medium wp-image-419 alignleft" src="https://www.sesibuzusesice.com/wp-content/uploads/2020/02/0000000655209-1-209x300.jpg" alt="" width="209" height="300" srcset="https://www.sesibuzusesice.com/wp-content/uploads/2020/02/0000000655209-1-209x300.jpg 209w, https://www.sesibuzusesice.com/wp-content/uploads/2020/02/0000000655209-1.jpg 418w" sizes="(max-width: 209px) 100vw, 209px" />                Hayatınızda neleri değiştirebiliyorsanız, ne kadar değiştirebiliyorsanız o kadar özgürsünüzdür. “Başkasının özgürlüğünü gasp etmediğiniz sürece” diye devam eder hatta bu. Başkasının kişisel alanına müdahil olunamaz yani. Peki, tamam ama yani şimdi ortada toprak var, su da var ve hem de burası tabiat ananın cömertliğiyle kutsanmış bir yer. Burası, yani bizim mavi gezegenimiz insanın yaşaması için günde 8 saat değil 2 saat bile çalışmasına gerek olmayan imkanlarla dolu. Avcılığı spor, besiciliği endüstri, çiftçiliği ise “basit” olarak görmeden hemen önce böyleydi en azından. Bu ve benzer nedenlerle ama temelde tek nedenle, insanın aç gözlülüğüyle artık bastığımız yere yani o bir metrekarelik boş alana patates ekmek bile suç. Evsizliği diğer sorunlara karşı basit görebilirsiniz ki ekmek bulmak yatacak yer bulmaktan önceliklidir de ama sokakta kalmak suç! Zaten yiyemeyeceğini bildiğiniz birinin o fazla ekmeğine risk teşkil etmek bile, suç! Bunun bir adı da var Anadolu’da “borçlu doğan” diye…</p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-930420a elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="930420a" data-element_type="section" data-e-type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-0461ed3" data-id="0461ed3" data-element_type="column" data-e-type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-6329efe elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="6329efe" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p><span style="vertical-align: inherit;"><span class="" style="vertical-align: inherit;">                Hikaye akla uygun değil. Çünkü bahsettiğim gibi insan var olayın içinde. Daha fazlası için kurulu bir sistem, “ortada kar varsa o da sermaye edilmelidir” diyen bir sistem var. İnsanın endüstri 1.0’ından da önce ortaya çıkardığı, kalan fazla zamanında rahat batıp bir fazlasını istediği bir sistem. Aynı sistem Orhan Kemal’e “Bereketli Topraklar Üzerinde”yi John abimize ise “Gazap Üzümleri”ni yazdırmış. Bereketli Topraklar’daki ‘memleket’in tek farkı o kadar da değerli olmadığı için aileler orada bırakılmış. Halbuki bir Çukurova yerlisinin ezilmesini yazsaydı Orhan Kemal, neredeyse aynı hikayenin farklı varyasyonlarını okuyor olabilirdik.</span></span></p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-3fd67eb elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="3fd67eb" data-element_type="section" data-e-type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-1e3e5c8" data-id="1e3e5c8" data-element_type="column" data-e-type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-501b24e elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="501b24e" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>                Konuya gelecek olursak “orada, bir köy var uzakta” şarkısını yazdırabilecek nitelikte güzel ve oturmuş bir yerleşim alanının, bankalar vasıtasıyla ele geçirilmesinden başlangıç yapıyor. Bu Konya Ovası’na uzak bir senaryo değil. Üstelik ekonomimiz biraz daha üreticiyi ötelerse Bereketli Topraklar Üzerinde yahut Gazap Üzümleri gibi bir kitabın yazılmaması da işten değil. Çünkü günümüzde bile bankalar verdikleri çeşitli çiftçi kredileri ile (hasat kredisi, yıllık kredi vs.) çiftçinin gelecekte kazanacağı paraya el koyduğu yetmez gibi tarlasını da ipotek altına alıyor. Yanisi şu ki siz kredi çekmişseniz (örneğin yeni bir traktör almak yahut icar usulü ile tarla kiralayıp üretiminizi artırmak için) ve işler hedefinize herhangi bir sebeple yaklaşamamışsa (ekonomi, mevsim vb. sebeple) artık bir tarlam var diyemezsiniz. Çünkü aldığınız kredinin faizle geri dönüşü yaptığınız yatırımın karla geri dönüşüne denk. Eğer işler az da olsa tökezlese bile artık yaptığınız kârda sizin bir payınız yok. E tabi bu kara deliğe düşenler kendi tarlasında bir umutla, belki önümüzdeki sene ekinim para eder diye kendi tarlasında ırgatlık yapmaya, tekrar tekrar kredi çekmeye devam ediyor. Sonucu ise Konya’da ekin arazilerinin yarısından fazlası ipotekli.</p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-6d8e164 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="6d8e164" data-element_type="section" data-e-type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-4a482ce" data-id="4a482ce" data-element_type="column" data-e-type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-b67cb32 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="b67cb32" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>                Sonuç olarak Amerika’yı tam bu senaryonun içindeyken bir de ekonomik buhran patlıyor ki ne sermaye sahipleri ne de halk bu durumdan memnun çünkü bankalar kasasında olmayan parayı tarlalar ve ürünlerle karşılamak zorunda kalıyor. Bankaların mantığı budur zaten bugün herkes bankadan parasını çekmeye kalksa, banka iflasını ilan etmek zorunda kalır. Çünkü sizden aldığı yatırımı en fazla 3 kez olmak üzere dağıtır. Böyle bir durumda banka, yani sermaye varlığını sürdürmek için elinden geleni ardına koymaz ve kılıfını önceden hazırladığı minareyi sırtına yüklenir. İpotek arsalar artık bankanın malıdır ve endüstriyi kullanarak yüksek verim almaya mecburdur. Peki buranın yerli halkı nereye gider?</p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-27ff53b elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="27ff53b" data-element_type="section" data-e-type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-06ff3d2" data-id="06ff3d2" data-element_type="column" data-e-type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-7d0ab8b elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="7d0ab8b" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>                Bölgesel bir felaket olduğunda, misal bir yangın olduğunda; artık yaşanılamayacak olan bölgeden zor da olsa bir iş bularak ve yaşanılabilir bir bölgeye göç edilebilir. Keza bu kitaptaki karakterler ve döneminde gerçekten bunu yaşayan insanlar da böyle yapmış, göç etmişler. Ama felaket bütün bir ülkenin tepesindeyse bu göç işe yaramayacaktır. En azından ülke içinde göç etmek için böyledir. Göç halindeki fakir halka tutunacak dal diye onu sömürecek bir boru uzatmak ise ancak insan ile açıklanabilir.</p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-4eee206 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="4eee206" data-element_type="section" data-e-type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-8b41977" data-id="8b41977" data-element_type="column" data-e-type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-a08212c elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="a08212c" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>                Nihayetinde çok duygusal sahnelerle bir göç yaşanır. Sonunda umut var olduğu için çekilen çileye katlanma gücü yüksektir ama daha varış noktasına gelmeden diğer göçmenlerden konu öğrenilmeye başlanır. O “Binlerce Kişiye İş Var” başlıklı ilanlar aslında 100 kişiye ancak yetecek bir iştir ve ücreti de öyle dolgun falan değildir. Amaç iş talebini yükseltip verilen ücretleri düşürmek (bir lokma ekmeğe kadar) yahut grev kırdırmaktır.</p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-d27e9ff elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="d27e9ff" data-element_type="section" data-e-type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-9a7773d" data-id="9a7773d" data-element_type="column" data-e-type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-66236e5 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="66236e5" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>                En acı durum ise “o kadar da olmaz artık” diyeceğiniz her şeyin aslında yaşanmış ve yaşanabilecek olması. İnsanların böyle durumlarda neler yapabileceği ve nasıl kolektif bir bilinç kazanabileceği ise ironik. Yani aslında insanlık zor duruma düşmeden bu kolektif bilince ulaşabilse, kendimize yetecek bir alan için izin almak, bedel ödemek zorunda kalmasak… Bu sosyalizm yahut komünizm değil hayır; özgür olabilsek gerçekten ama hiç kimseye özgürlüğümüzü gasp ettirmeden?</p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p>The post <a href="https://www.sesibuzusesice.com/2020/02/10/gazapuzumleri/">71. Kitap &#8211; Gazap Üzümleri</a> appeared first on <a href="https://www.sesibuzusesice.com">SESIBUZUSESİCE</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sesibuzusesice.com/2020/02/10/gazapuzumleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
