Ahiyan – Tersine EP
Ahiyan, Ahi, Ahi parçalayarak geliyor. Daha çok duyacaksınız. Eğer pop yapmak istese şimdiye kadar farklı bir isimle duymuş olabilirdiniz. Sesi güzel olan mclerden. İlk rastladığımda açıkçası pek beklemiyordum böyle geleceğini. Bundan bir önceki 5 parçalık Transpoze EP’si prodüksiyonu ile beraber Ahi’ye ait. Kafayı raple kıranlardan yani. Benim vizeme saatler kala saatlerce Omurga’yı yazmamla denk tutulamaz hatta kat ve kat dahasıdır; adam Uşak Üniversitesi’nde bi yandan okulunu okurken sağlam bi’ adım attı overground’a. Hele bir parçası vardı ki son zamanlarda çıkan, dinlediğimde beni benden alan ama adını sanırım doğru okuyamadığım, microphonietzche. Şıkır şıkır, bangır bangır ve orijinal. Bu yeni çıkan EP’deki şarkıları o kadar sevemeyebilirim ama microphonietzche tüm zamanlarda ilk 50 Türkçe rap şarkıya adaydır. Sıradaki parçalarla da o listeyi zorlayacağı aşikar. Ses, müzik bilgisi, tahsil, yeni nesil bir müzik anlayışı, anadolu ezgileri; ne ararsan. İlerde enstrumanlarla daha çok ilgileneceğini sanıyorum.
Sosyal Mecrada…
hakkında negatif bi’ şey bulamadım desem yeridir. Bi’ kısım nağmeye hala sıcak bakamadığı için eleştirmiş ama benim için hiç bir problem teşkil etmiyor. Sevmeyen de dinlemesin zaten bu Ahiyan için de diğer sanatçıların tümü için de geçerli. Öte yandan Facebook’ta bi’ grupta disslerle ilgili bir gönderide konuşmuştuk arkadaşlarla. Diss’i, battle’ı bi’ tarz olarak yutturdukları için kimse diss yapmadan gündeme gelemeyen rapçikleri dışlamıyor aksine omuzlarda taşıyor. Joker’le ilgisi yok konunun, x isimli bir rapçiyi göze alın, bu rapçi hiç derdini anlatmamış, derdini anlattığı bir parçası varsa da olmamış. Bu genel bir yargıya dönüştüğü için ve insanlar magazini sevdiği için derdini anlattığı parçalardan uzaklaşıp “götü yiyen varsa diss atsın” gibi twetler atmaya başlamış. Moruk emin olabilirsiniz, altını çizip altına imzamı da atarım, bu pezevenkler rapçi falan değil. Dinlenmek için disslerden medet uman, derdi olmadan da diss atabilen, diss atmadan gündeme bile gelemeyen insanları dinleyeceğinize bi’ Ahi, Aspova, Etnique Punch, Ağaçkakan, Kayra, İndigo, Saian, Defkhan dinleyin ki her parçasının altına “hak ettiğin yerde değilsin” yazmaktan vazgeçelim. Bence herkes hak ettiği yerde de sıfatlar yanlış. Bazıları aşırı dinleniyor ama rapçi değil en iyi paranın köpeği olabilir, en iyi popçu olabilirler, en saçma olabilirler. Rap azınlık kültürü, asla çok olamayacağız, olursak ya sorun var demektir ya da bi şeyleri değiştirdik/değişti demektir. Millet dissle, abidik gubidik işlerle rapçi(!) oluyor ama Ahi gibileri, Orchi gibileri de işiyle, parçalaya parçalaya hakkını almaya geliyor.
Tersine EP
Albüme gelecek olursak 12 Nisan 2009’da kısa ama özenilmiş bir iş. Yeni nesil müzik anlayışında EP’nin yerini alan single çalışmalar zaten albüm habercisi ve dikkat çekmek üzere yapılan parçalardır. Arkasından sağlam bir albüm daha verir mi bilmiyorum ama zaten 3 parça olduğu için ne single ne albüm denebilecek bir durumda. Ki zaten bu klipler ve işin resmi boyutu da maddi manevi sorumluluk yüklüyor. Biraz sindirildikten ve tepkiler ölçüldükten sonra asıl albümün şekilleneceğini sanıyorum. Tabi benim tercihim, beklentim Microphonietzche stilinin ağırlıklı olduğu bir albüm olur. Çünküsünü parçaları eleştirirken yazacağım. O zaman buyrun cenaze namazına…
Parçalar:
Bu parça ise daha koyu ve sert bir modda, içten içe de gönlü kırık. Bu parçada öncekinden farkılı olarak ayrıca nağmeler daha az kullamılmış. Stil aynı stil, 3 parçada da değişmiyor ama modlar değişirken farklı duygu ve zevklere hitab edilmeye çalışılmış
Yaşamanın Da Zararı Var
Gelelim favori parçama. Mod olarak sert, umursamaz, farkında ama ezici bir duygusu var. Ezip geçerek giren ritimlere pes tonlarda eşilik eden flow, punchlinedaki abartısız argo-küfür ve dozunda bir nakarat. 2. verse daha sert gibi geldi ve aksatmalarla bitiyor, sonra tekrar nakarat ve ezici drum kitler, müzik; fade out…
______________________________________________________________________________

