Korkak Naifler vs. Cesur Zorbalar
Bulabilir misin tam tersini? İyice düşün. Naif bir insanda cesaret görülebilir mi? Ön yargı değil bu. Naif bi insan eğer gerçekten kibar biriyse karakter özellikleri de buna göre olmalı. E o özelliklerin içinde de terazinin bi ucunda kendisi varken dahi tarafsız olmak olacaktır. Belki naif bir insan cesur da olabilir ama en başta gerek duymaz; saygı duyar, kaygı duyar belki biraz da içten içe sinir olur ama müdahil olsa en fazla “lütfen” diyebilir. Lütfen kimi insanların en büyük cesaretidir. Bu naif insan iyi insandır demek değildir hatta bilakis kötü bile sayılabilirler. Bir kötü varsa cesaretle bugüne gelebilmiş; bir iyi de bu kötüyü cesaretle yarından uzaklaştırır. Cesur kimse naif ya da zorba olmuş fark eder mi? Bence etmez ama ediyor belli ki.
Elimizde 4 kavramın kombinasyonları, sanırım böyle gösteriliyordu “4!”, bir de bu kombinasyonun içinde bulunan doğru var. Gerçi henüz doğru kombin yok, bu bozuk matematiğim, Konya ağzım ve şahsi mantığımla o bir doğruyu bulacağım. (Naif zorba ve cesur korkak gibi zıtlıklar bir kombin oluşturamayacağından bilmediğim bir matematik kuralını keşfedip uygulayacağım.)
Naif cesurdan başlamış olsak da üzerinde durmadan değinmiştik sadece. Şimdi derinlemesine düşünün, Naif ve cesur bir tanıdığınız var mı? Varsa bu arkadaş neler yaparak bu vasfı gözünüzde kazanmış oldu? Naifliğin ve cesaretin mihenk taşları nedir? Bence naif demek, kelime anlamını bilmesem de toplumumun edindirdiğine dayanarak; zarar vermekten kaçınan varlık sıfatıdır. Evet bence de böyle, varlık sıfatıdır naif olma hali. Naif bir taş olabilir misal; bir sanatçı ya da zanaatkar eliyle vücut bulmuş olabilir hatta Allah onu güzelliğiyle 2-0 önde başlayan varlıklar kategorisinde doğal bir şekilde yaratmış olabilir. Naiftir bazı taşlar, göze de ele de zarar vermez. Bu “zarar vermek”, isteyerek olsun ya da istemeyerek, o da fark etmez. Naif bir insan da aslında bunun gibidir. İnsan ne kadar zarar vermek istemezse istemesin; 50-60’larda Amerika’da bir zenci asla toplum nezdinde naif olamaz. Olamaz mı? Bir taşın görüntüsü gibi bizim de nasıl göründüğümüz, kimde ve ne kadar olduğumuz önemli mi? Toplum mu belirliyor bizim sıfatlarımızı? Naif olmak istesek mesela Filistin’de yahut İsrail’de; yine de karşı taraf için zarar veren olmamak elde mi? Zamanın Türkiye naifleri de aslında Türkiye’de 50 milyon nüfuz varken (80’lerde) %98’i oluşturuyormuş. Fırsat kollayan pkk gibi orospu çocukları ve pkk ekseriyetle Kürt’lerden oluşuyor diye Kürtleri ezen diğer orospu çocukları hariç herkes; iyi olan için, milletimizin zarar görmemesi için uğraşıyormuş, sağ ve sol isimleriyle. Zarar görmeyelim diye ama zarar vererek. Barış için savaşarak. Sorunca hepimiz, herkes %98 de değil pkklılar ve kürtleri ezen diğer gavatlar da dahil çok naifiz. Lütfen bile diyoruz hatta. Zarar vermek istemeyen, vermeyen, karşısındakini de genellikle daha çok düşünen, bunu kazanmayıp böyle doğan, ağlayan, çok gülen, korkan, kızdığında etraftaki eşyalara vuran, kavga onu bulmadıkça kavga etmek için sebep bulamayan, istemediği biri gibi yaşarken barışçıl çözüm yollarının hepsini deneyen ve genellikle bu barışçıl çözümlerin hepsinde yenik düşen, kalabalık bir çevreye sahip olduğunda az denecek kadar şımarıp o an için her boka gülen, yine kalabalıkta kendini güvende hisseden, insanların en az %80’i ile iyi anlaşacağına inanan ve aslında daha çoğuyla iyi anlaşan, zararsız ve zarar gelemeyecek biri olarak, herkesin en iyi arkadaşı ama yine de hobi olarak platonik aşık kalan, reddedilmeye mahkum ve kadere de en çok inanan insandır; naif insan. Profili aşağı yukarı gördünüz. Aslında zaten biliyordunuz. Böyle biri ne kadar cesur görünebilir ki? Evet görünebilir dedim zira cesaret değeri belki korkak olmasa da tam olarak nötr yada 5 üzerinden +1 cesur sayılır. Böylelikle cesareti ancak görüntüden ibaret kalacaktır. Gerçek bir cesur olamaz. Cesarete gelecek olursak cesaret de bulunduğu karakterde değişime yol açacaktır. Eksilerinin en büyüğü düşünememek diyebilirim. Sonunu düşünen cesur olamaz gibi yani. Naifliğe göre daha çok talep gördüğünden midir nedendir bilemem ama cesareti temsil eden pek çok replika cesur vardır. Olmadığın biri gibi görünmeyi yeğler çoğu temsili cesur da bu yüzden, bunların tamamı her ne kadar cesur olmasa da. Naif olup da cesaret göstermeye çalışanlar da bu gruba dahildir. Sahtedir ve bu zıtlık biraz dikkatli bakarsanız y ve x neslinde 10’da 8 oranında kendini gösterecektir. Bilimsel bir makalesi var mı bilmiyorum, araştırmalara değil gözlemlerime dayanıyor ettiğim cümleler ama eğer bilimsel bir araştırma yapacak olsak da çok fark elde edeceğimizi sanmam. Naif bir insanın cesareti 5 üzerinden +1; Cesaret gösteren insanın cesur olma olasılığı ise 10’da 8 üzerinden 8’de 2’dir. Bence, naifin cesur cesurun da naif olması gerçek yada tutarlı olma imkanı bu kadardır.
“Naif korkak” bir karakter ise daha gerçekçi gelir bana. Çünkü bir önceki paragrafta bahsettiğim gibi naif bir insan zarar vermekten uzaktır. Naif bir insanın lütfen yapma demesi yapılan şeyin yapılmasını istemediğinden değil, yapılmaması gereken şey yapılmaya devam ederse naif kişi tepkisini koruyamayacağı ve hatta tepkisizliğiyle ezileceği içindir. Zeki bir naif kendini ezdirmek istemediğinde ıslıkla kavgaya adam toplayan o karaktersiz olabilir. Tek başınayken kibarlık abidesi olan bu karakter ise diğer naiflere göre daha korkaktır ki silah taşıyabilir, en basitinden bir bıçak ya da muştası olur dolabında, kötü zamanlara sakladığı bir yürekten çok arkadaş ortamı vardır. Arkadaş ortamını bu tip kavgalar için salak cesurlardan oluştururlar ve genellikle kısa süren büyük dostlukları vardır. Tabi Naif ve korkak genel olarak görülen bir kişilik biçimi olsa da her naif korkak bu denli şerefsiz değildir. Nezaketini önde ve korkusunu geride, gizli tutarak bir insan savaşın ortasından kendini hatta etrafındakileri kurtarabilir. Peki nasıl? Bir insan hem korkak hem barışçılken nasıl burnu kanamaz bir kavgada, üstelik nasıl olur da etrafını da burnu kanamadan kurtarır. İşte bu iyi olan 2 karakterden biridir. Nezaketini elden bırakmayan, korksa da çekinmeyen, korktuğu hep başına gelen, kavgaların gelip bulduğu naifler. Anahtarları ise tektir, doğruyu öyle iyi öğrenir ve savunurlar ki en zorba, cahil ve cesur kesimi bile saygı duymaya zorlarlar. Kötü bir rol almak istemezler ve doğal olarak kimsenin tavuğuna kış demedikleri için gelen kavgalara etkili savunmaları olur. Onları birisi öldürmeye dahi geliyorsa da bir cümlede yaptıkları açıklama katil adayını yerin dibine sokabilir. Farklı din ve görüşlere, ideolojilere, -izmlere karşı köşeli değillerdir. Neden kendisinin o görüşten olmadığını açıklayarak her an bir cevap arar. Sorduklarını aslında öylesine de sormaz, aradığı şey aslında karşıt görüşünün açığı değil kendi bilmediği yani aslında kendi açığıdır. Böylelikle bir tartışmada eğer ki bilmediği bir konuda kesin hüküm vermezse; pek de yenik ayrılmaz masadan. Karşısındakini haklı bulsa dahi artık bir konuda daha bilgi sahibidir.
Zorbalardan bahsederken aklınıza biri gelebilir ama bu zorbanın bir korkak olduğunu düşünecek olursak aklınıza ilk içten pazarlıklı ve fırsat bulamadığı için büyük değil küçük zorbalıklarla uğraşan kimseler gelecektir. Arkadan konuşan, arabozan, “bizde yamuk olmaz” vb. cümlelerle kendine inandırmaya ve biraz da sevdirmeye çalışan, henüz maddi ya da fiziki güce sahip olamadığından ve manen de eksik kaldığından bunlardan herhangi birini edindiğinde götü kalkan kimseler. Tabi bütün tanımlamalarım bu terimlerin bendeki şahsi karşılıkları bunlar. Belki korkak bir zorba size en delikanlı gelen tip olabilir. Zorbalık hak, korkaklık da hoşgörü olarak pazarlanırsa buna inanmamak da elde değil. İnanan insanla ve de direkt inancın kendisiyle alakalı bu kavramlar bir yandan da. Bu vasıfsız zorbalar eğer yalakalığı da kullanırsa, herhangi bir alanda güzel kariyer yapacaktır. Genel olarak bunlardan herhangi biri toplumları etkileyecek vasfa korkak olduklarından ulaşamadıklarını fark edersiniz fakat müşkül bir durumda da değillerdir.
Zorba bir kimse kötü değildir her zaman. Padişahlığın tek hüküm mercii olduğunu ve tek hükmün de cumhuriyete göre zorba olduğunu düşündüğümüzde hangi sistemin daha iyi olduğu sonucuna varamayacağımız gibi zorba bir kimseye de düşman yaftası vuramayız. Objektif olarak bakacak olursak sonuç getirme cesareti bulunan zorbalar asıl liderlerdir. Kendi yönetim, hüküm aldığı topluma kolayca güdümlenecek bir hedef bulurlar. Bulamadıklarında ise padişahlar vatan haini olur. Cesur zorbalar başlığımızın ikinci kefesine boşu boşuna koyulmadı muhakkak ki. Çoğunluk cesareti ve hükmetme arzusuyla iyi ya da kötü birer cesur korkak olmaya çalışıyor. Yönetmekte ve hükümdarlığımızı devam ettirmekteki aşkımız ilişkilerimizden yaşantımıza her ana yapışabiliyor.
Hangisine nasıl bir tepki vermelisiniz bilmiyorum. Bunu tahminle tesbit edip verdiğim tepkilerin beni yanılttığı da oldu, haklı çıkardığı da. Bir insanı analiz etmenin ne derece gerekli olduğunu bir arkadaşla tartışmıştık ama sonradan farkettim ki benim üzerime yapılan bir analizin geri dönüşüydü bu ve arkadaş fark etmedi sanırım bu ironiyi. Oysa bunu tartışmak bile bir analize aitken siz de değer verdiğiniz insanları aklınızda kaldığı kadar ve size davrandığı kadarla yetinmeyin. İyi insan bir rastlantı değildir. Öylesine yazdığım bu 4 farklı karakterden hariç kaç tane karakter tipi çıkar bu dünyadan ama sen en fazla 2 elin parmağı kadar dosta sahipsin. Peki neden?
