Gelişim

                Sadece pozitif anlamda bi gelişim düşünülemez değil mi sence de? Aklına direk eskisinden daha iyiye geçiş geldiğini tahmin ediyorum. Öyle öğretilmiş bir kelime olduğu için… Eskiyi bırakıp yeniye geçtiğimiz anda muhakkak ki en iyisine yol aldığımızı düşünüyoruz. Kimse kötüsünü seçmek istemez zira. Elinden gelenin en iyisini yaparak, uyuşukluğumuzun ve azmimizin müsaadesince gösterdiğimiz gelişim ön göremediğimiz saçmalıkları da beraber getirebilir bazen ama biz farkında bile olmayız. Sadece keşke demekle üzerinden toz atarız; gelişimimizin.
                Gelişimlerin her zaman pozitif olamayacağına yaşamdan örnekler bulunabilir. Açıklamasına “bugün de böyle olsun” yazılan fotoğraflardan, “bugün bari böyle olsun” açıklamalı fotoğraflara geçen 21 yaşındaki biri; artık eğlenceli bir günü spontane olarak değil başarı olarak gördüğü için paylaşır bunu. Çocukluğun eğlencesi “çocuksu” görülse de halbuki o eğlenceyi “bugün bari böyle olsun” deyip yaşayamayacağımız için yetişkinler olarak kendimize yakıştıramayız. Adı “çocuksu” ve kanın deli aktığı “delikanlılık” gibi anılan dönemlerimizin faaliyetlerini reddediyoruz. Lafla reddedip, misal sevgililik müessesine saydıran koca koca adamlarında içinde bir özlemdir delikanlılık; bu yüzden facebook’tan klavye aşkı ararlar. Hem de hale hazırda evli olmalarına rağmen.
                Gelişiyoruz tabi ki. Tabi ki yerimizde sayamayız bir gün bile ama kaybolduğumuz bir yerde öylesine yürümektense en azından ön görülü olup neyi neyle değiştirerek geliştiğimize dikkat etmeliyiz. Realist olmak da gerek tabi. Tekrar çocuk hareketleri yapmak için, misal sokakta top oynamak için birinin yorumunu umursamamalıyız fakat akşama kadar oynayıp sabaha kadar uyuyacak halimiz de artık maalesef yok. Bizi bekleyen işlerimiz, okulumuz ve yol göstermemizi bekleyen evlatlarımız bile olmuş olabilir. Ciddiyet de gerek tabi. Çocuksu yalanları kaldıramaz ilişkilerimize “ben tekrar genç oldum” diyemeyecek olgunluğa da ulaştık ve korkarım çoğumuzun yakın gelecekte arkasını toplayacak kimsesi de kalmayacak. O zaman gelişimi okumak daha zor değil mi?
                Aynı güzel günlerin sürerken daha iyi para kazanıp daha güzel bir günü arzuluyorsun. Seni tanıyorum. Yarın için bir yatırımın olursa ertesi gün kesinlikle daha az ayakta kalıp daha çok yiyerek ve kilo almayarak mutlu olacağını umuyorsun. Sadece para değil mutlu da bir ailen olsun istiyorsun. Bunu evlenip güzel bir işe girerek yapmak istiyorsun. Sadece mutlu olmak için ev, iş ve aile stresini sırtlamak sence de risk değil mi? 12 saat çalışıp eve geldiğinde mutlu olmak için 2 saat bulamadan eşinin yanında uyuyacaksan; çocuğun mu mutlu olur, sen mi?
                “Yaşam gailesi” dersin, “ya ne yapacaktık?” dersin ama hiç daha iyisini aramayı denemeyeceksin. Eğer yaşam dogmalarına sarılacaksan. Zihnini özgür bırak, akışa kapılma, dişliyi kır, kendini fark et, kimseyi kendinden fazla umursama. Müsaitsen top oynayalım bi’ de…