Muallak ve Kavuşmak
Kimi için hayal ama kimi için de hayalini yaşamanın heyecansızlığı, olarak açıklanabilir. Yani bilirsin, bir genç yıllar boyu bir motor yahut araba hayali kurar ve günü gelip emeline ulaştığında ise geriye bir hiç kalır. Gelip geçici bir hevestir çünkü bu emel gerçek olduğunda yaşam yeni sıkıntılar, yeni umutlar ve yeni hayaller verir. Hatta birçoğunda insan emeline kavuşmadan hayat kendini yeniler ve başka bir yöne sürükler bizi. İçimizdeki tatmin olma duygusu da yenilenir üstelik. Hedefe kavuştukça hep daha iyisiyle tatmin olmak isteriz. Hayat herkesin eline 2018 model bir telefon verirken kimse 2000 model bir çağrı cihazını hedef belirlemez.
Sanmayın ki maddi boyutuyla sınırlıdır kavuşmak. Tabii ki günümüzde ilişkilerimizle, duygu ve inançlarımızla koyduğumuz hedefler genel olarak azınlık ama hedeflerimizin hepsi de maddi isteklerden ibaret değil. Öylesine inanmayıp gerçeği arayarak Müslüman olan bir insan için konuşacak olursak din, hele ki İslam gibi hayatın her noktasına nüfuz eden bir din, Müslümanlığı kimlik olarak seçen birinde bütün hedefleri değiştirir. Misal en basit örnek hac ibadetidir. Sanılmasın ki bu turistik bir gezi sadece; hayır, bir Müslüman kimliği içerisinde hac ibadeti ibadettir, hedeftir. Yahut hasta dahi olsa da oruç tutmayı hedef edinen teyzeler ve amcalar manevi bir varış noktası edinmişlerdir. Maddi karşılıkları var tabi ki; hac için para biriktirip bilet almak gibi, oruç için yemekten uzak durmak gibi; sadece manen, düşünerek ifa edilmiyor bu hedefler ama temel gaye Allah rızası iken bütün maddi hedefler de maneviyata hizmet ediyor.
Manevi yönden bakınca bütün manevi hedeflerimiz de dinle alakalı değil. Annenize olan özleminizi bütünleme sınavlarına kalmadan, aniden gelip, koşup sarılarak gidermeniz de okul döneminin başında alacağınız bir hedeftir aslında. Yahut muallağı bekleyip bir de bu muallakta diğer yarını bulacağını ummak da bir manevi hedeftir. Farkları var; her kavuşma insanın elinden gelmez. Bazı vuslatlar hayat elinden, beklenmedik bir anda gelir bulur sizi. Tatmin olma isteğinizi asıl doyuran bu olduğu için insanlar hediyeleşmeyi bulmuştur. Bulmak yetmemiş içini göstermeyen kaplarla kaplanan hediyelere beklenmedik tatmin duygusunu verme görevi yüklenmiştir. Bu yapay “beklenmedik tatmin”in gerçeği ise anında sizi vuran aşktır. Aşk bir kazanımdan ziyade çoğu zaman kaybediş bile olsa insanı aniden ve beklenmedik bir anda yakalar, tatmin eder.
Kavuşmanın bence ne kadar sahteleştirildiğini, ne kadar kendimiz ve ne kadar çevremizle alakalı olduğunu ve muallağa kavuşmayı inceledim. Gözlem yaptım da denebilir. Gözlemlerime kendimden başladığımdan bu metin de bana göre ve benim tarafımdan. Kendimden yola çıkınca da kavuşmak adına şunu gördüm; olacağı ya da olmayacağı hiç de belli olmayan bir manevi kavuşma içinde muallağı bekleyen miyim, yoksa ben bir muallak mıyım?
İnsan sayılamayacak kadar fazla olasılıkların içinde yapacakları hesaplanamayan anti matematiksel bir varlık değil mi? Bunlardan biri sensin, biri o, biri ben. Neyi bekleyebilirim ki? İnsan muallağı bekleyemez, hayır. Herhangi bir istenen ve herhangi bir insan, kavuşmak için en ala muallaktır.
