Hip Hop Yazıtları 1 (Giriş/Hiphop Nedir/Doğum Yeri)
Çok bildiğimden değil, merak. Bunu sadece bir müzik stili olarak anlayan insanlara yazdım. Zaten bildiğin bir şey varsa pas geç, fazlasını biliyorsan mesaj at ama yok habersizsen okumanı tavsiye ederim çünkü hiphop sadece fark var ve heyecanı yok gibi rap parçalardan ibaret değildir. Nedir? Neden yapılır? Son zamanlarda ana akıma çıkarılan rap parçalar neyi temsil ederken aslında hiphop’a silah dayar? Hiphop insanlar neden farklı giyinir farklı şeyleri dert edinir? Hiphop olmanın kıstası nedir?
Çoğunlukla hiphop Amerikalılara ait sanılır. Değildir diyemem ama köken olarak Amerika’da Kızılderililer haricinde Amerikalı yoktur. “Amerikalı” refahın altın anahtarı olan bütünleştirici bir kelime olarak kullanıla gelen bir terimdir. Keşiften sonra buraya gelen farklı ırklar burada “Amerikalı” çatısı altında birleşip burayı yurt edinirlerken gariptir ki yerli halk kıyımlara uğramış ya da en basitinden çatının dışında tutulmuştur. Bu çatı dışı kalanlar Kızılderililer değil tabi sadece. Buraya köle olarak getirilen Afrikalı kesim de asimile edilmiş olsa da ne kadar “Amerikalı” olacağına beyaz adam karar vermiştir. İlk safhalarda polis terörüyle, toplumdan dışarı itilmeyle bilenen bu siyah insanlar, sisteme uymaları dahilinde yine maaşlı köleliklerde kullanılmıştır. Bu yönden bakınca Amerika’da Afrikalıların başlattığı bir akım, bir kültürdür hiphop. Afroamerikan da derler bu insanlara.
Hikaye aslında çoğu lise mezununun bildiği ve yukarıda anlattığım gibi. Kıta keşfedilir, beyazlar güç sahibidir ve siyahlar hep ezilir. İşe alınmaz, satış yapılmaz. Açlık ve kaosun hüküm sürdüğü bölgelerine devlet polislerle yıkıcı yetkiler vermekten çekinmez ve hiphop’un doğduğu semt inşa edilir; getto.
Gettolar sadece torbacı semti değildir. Tabi o tarihte siyahların ne kadar uyuşturucuya battıkları su götürmez bir gerçek ama hayat size un ve su verirse yapabileceğiniz yemekler bellidir. Gettolara uyuşturucuyu sokan büyük yatırımcılar da bunu hesaba katıp dokunanı yakan bir yangın başlattılar ki ot ya da kokain hiç yakıcı görünmüyordu. Hala daha gençlerimiz için en büyük tehlike uyuşturucudur. İnsanı dertlerinden ayırıp farklı bir dünyaya sokan sihirli bir şeydir ve dahası birkaç defadan sonra kendine aşık eder. Rap’in keşfinden sonra rap’e verdiği katkıyla da yücelmiştir hep. Fakat paragrafın başında da söylediğim gibi; bu kadarla sınırlı değildir. Gettoda uyuşturucu sadece bir içecektir.
Asıl problem bu semtlerin ve hatta bütün siyahların içerde kendi ekonomilerini çevirememeleridir. Misal siz Karadeniz’de yaşayan bir Laz’sınız ama elinizde çay yok, balık yok oysa sizin İstanbul’a bir şey satıp Konya’dan un almanız gerek, İzmir’den zeytin… Peki hiçbir şey üretip satamazsanız ne yer, ne içersiniz? Hayvancılık olmayan yeni keşfedilmiş bir kıtada tarım için elverişsiz şehrin kenar mahallelerinde neyin ticaretini yaparsınız? Hadi bir market açtınız ve mal aldınız, bunu da size devlet sağladı diyelim ki; sizinle aynı kaderi paylaşmayıp yine hala fakir olan halka o malın ne kadarını satıp kar edersiniz? Tamamen yok değil tabi ki. Ticaret elbette bir miktar kazanç sağlıyordu 2. sınıf vatandaş da olsanız ama semtinizden çıkınca dışardaki araba modellerinin son model olduğunu, insanların lokantalarda büyük Amerika’nın yüce refahından faydalandığını hayal edin. İçe kapanık yaşama hoş geldin!
Gettoyu anladığınızı varsayıyorum ama basit birkaç cümleyle üzerinden geçip bir sonraki bölüme geçiyorum: Getto, istenmeyen bir hayatın dayatıldığı toplumların ellerini bağlayan ve psikolojik çöküntü ya da isyan sebebi olan; hiphop’un doğduğu s
emtlerdir. Semtler dedim ve bu semtler sadece Amerika’dakilerle sınırlı değildir, hala daha değil. Bu bir sonraki “Hiphop Yazıtı”nın konusu olabilir. Bu seferlik Afroamerikan hiphop’uyla ilgilenelim çünkü konulara bölmeden çok uzun bir yazı olur.


