Yeni duyuyor olabilirsiniz. Yahut ‘O Ses Türkiye’ programından, Zeo ile olan featlerinden biliyor olabilirsiniz. Benim gibi Konya’da hiphop kovalayan biriyseniz yada çok eskilerden beri underground rap’i takip ediyorsanız, CMP ile tanıdığınız kesindir. Fakat tanınan bilinmiş işlerinin her biri Bossy’nin kendi özgün tarzından dolayı patlamıştır. ‘O Ses Türkiye’, Zeo Jaweed, CMP yahut bugünlerde beraber takıldığı Kadıköy ekibiyle alakası yok. Güzel bir program, iyi bir rapçi ile feat, köklü bir rap grubundan filizlenmiş olması yahut köklü başka bir grupla beraber poz vermesi tabi ki kötü değil ama Bossy, Bossy’dir. Bossy’ye Bayhan’a Popstar Bayhan denildiği gibi O Ses Türkiye Bossy denilemez. Neden mi?
Türkiye’de kimse Bossy’yi tanımazken, Adanalı dizisinde rap yeni bir patlama yaşamış ve Ceza tanınmaya başlamışken (devam ederken), Fanta festivallerinde Türkçe Rap bir festivalde,turne bir festivalde ilk kez yer alırken de Bossy Konya’da bilmem kaçıncı sahnesini veriyordu. Rapçisi olmayan bir şehrin parlayan adamı değildi hem. Konya’da benim bildiğim 4-5 tane rap grubu vardı ama Bossy ve grubu olan CMP’yi öne atan şu idi ki diğer grupların her biri bu grubu ilham alıp grup oldu. Sesini Bossy gibi kullanmaya çalışan, Remedy gibi kullanmaya çalışan gençler daha iyisini yapmaya değil; Bossy gibi, Remedy gibi, Wanted gibi olmaya çalışıyorlardı. Örneği olmayan bir stili Amerika’dan takip edip geliştirmeye çalışmaları ve coğrafyaya uygun hale getirmeleri bu işin kutsal yanıydı, ar-ge’siydi. Rap Türkiye’de çok gelişti fakat hala o yıllarda yapılan funky parçalar gibi parçalar yapılmadı. Bir kaç diğer isimden başka funky rap stilini repertuvarında bulabileceğiniz mc hala yok. Bu gün Bossy de funky yapmıyor ama CMP olarak bu işin duayeni olmuşlardı Türkiye’de. Öte yandan Ümit Ölmez ile yürüttükleri Konya Underground topluluğunun buluşmalarında yeni gençler raple rapçilerle tanışıyordu. Nereden mi biliyorum?

Solda gördüğünüz fotoğraf 2013 modeldir. Bi 3-4 sene öncesinde “Turkish Rap Game” gibi parçalarıyla tanışmamız da sayılırsa yaklaşık 10 yıldır kovalıyor Bossy. O gün o da oradaydı ama ben Remedy’ye ancak “abi bi’ fotoğraf” diyebilmiştim. Bu benim için cesaret patlamasıydı ve 2.’sine yeltenmedim bile. Ortama ayak uydurmak için Ebubekir abiden kamuflajımı bile almıştım. O güne dek dinlediğim adamların hiç uzaktan bakmayıp beni aralarına almasıdır belki sebebi; yıllardır kamuflaja takılmadan askerliğini yapıyorum bu bokun. Yani aslında uzun lafın kısası, bu adamlar rapçi kitlenin Konya’da her türlü abisidir. Yol açanıdır, pusulasıdır. Daha sonra Bossy ve Wanted’la da karşılaştık ama selam vermeye bile utandığım, vaktini gasp edemeyeceğimi bildiğim insanlardı, idollerdi.
İnsan uzun süre birine bu denli saygı duyunca istiyor ki herkes en az onun kadar saygı duysun ama tabi zevkler, renkler ve rapler farklı oluyor kişiden kişiye. “Kafanızı ağrıtmak istiyorsanız baştan sona dinleyin” yazmış biri grubun birinde. Eskiden de böyle yorumlar oluyordu ve diğer bir rapçi arkadaş çıkıp bunu söyleyeni destekliyordu. Kendisi daha iyisini yapabilecekmiş gibi diğer rapçiyi kötülüyordu dinleyiciye. Belki de Konya Underground’un en büyük zaafı budur. Birbirinin ardında kuyu kazma becerisi belediyelerin kazdığı çukurlardan daha alâydı. Ve belki de o yüzdendir, Remedy rapi bıraktı, evlenip çoluğa çocuğa karıştı; Konya Underground diye bir şey ülke çapında duyulmadı CMP’den sonra. O sesi duyurmak isteyen her grup da bunu diğer Konyalı grubun kuyusunu kazarak başaracağını sandı. Sonuç olarak Bossy seyyah gibi şehir şehir rap kovalamaya devam etti. Yine de maziye olan saygısını klibinde görebilirsiniz. Eski sanayideki onca tabelanın arasından “Konya” yazısını bulup öne çıkartmış klipte. Sorun şu ki Konyalı rapçi onu hiçbir yere taşımadı. Kendi adıma gücüm yoktu, bugünse bu kadarı elimden geliyor. En az ben kadar saygı duymanız gerektiğini yazıyorum. En az siz kadar ait olduğum yere sahi çıktığım için bu.
Tek özelliği Konyalı olması değil Bossy’nin tabi. Diğer yönlerden de ele alınması gerekir. Sadece işini görmek için Doğanlar’a giren adamların endişesi gangsta rap yaptırıyor olabilir ama o endişenin sebebi olan Doğanlar’ın kendi çocuğu da gangsta rapin, sokak şiirinin sahibidir. Bunu ‘Bitmez Dertlerim’ parçasında ayrıca yazacağım. Bu standart bir yaşamla bugüne gelmiş adamın sokak jargonu değildir, sokak jargonuyla bugüne gelmiş bir adamın standart yaşama koşusudur. O yüzden ‘derdi bitmez’, ‘dostu’ bitmez, ‘düşüşü pistir’, ‘yavşaklardan bıksa’ da ‘ha gayret’ der, ‘sebep’ arar ‘güneşin doğmasına’ ama bulamaz, ‘hiç bi’şey sarmaz’, yalnız ‘kaldığı’ sokaktaki fotokopilere ‘gülerken’ istedikleri ‘mercedes’e de o fotokopilere de bi’ ‘siktir’ çeker. Bunun ‘hasta’sı Bossy’nin ‘Hasta’sı çıktı!
Genel Bilgiler:
Albüm Sofistikal’den 12 parça olarak çıktı. Albümde Xir, Hidra, Maestro, Muşta ve Şehinşah’ın featleri de var. Albümün ilk parçası klip ile beraber 27 Nisan 2019’da çıktı. Klip Sofistikal adına NetD Müzik kanalına yüklenmiş durumda.
Parçalar:
(Şarkı İsimlerine Tıklayarak Spotify Üzerinden İlgili Şarkıya Ulaşabilirsiniz)
______________________________________________________________________________
Parçanın ilk kulağıma çarpan şeyi nakarattaki melodi oldu. Böyle bir melodi standardında alt yapı ve vokal duymayalı bayağı oldu sanırım. İnsanları yakalayabilecek bir nakarat olduğundan sanırım girişte, ortada ve çıkışta 2’şer kez tekrarlanmış, güzel de olmuş sıkmadı hiç. Güzel iş niye sıksın zaten hem nakaratın anlamı da “gaydırı gubbak cemilem” değil bi’ anlamı var. Şarkının devam eden kısmında 1. verse dertlerin sonucundan 2. verse sebebinden bahsediyor. 2. verse sokuk melankolik şarkılar gibi dertli değil. Ölümün en büyük dert olduğu kesin heleki bu acıyı parasızlık yüzünden çektiğini söylüyorsa şair, bu hüzünlü parçalarla da dertli parçalarla da denk tutulmaz. Ölüm derdine, hüznüne, kaosuna dair ne yazılmış, söylenmişse yeri ayrıdır zaten. Bu parçanın yeri de öyle içinde adı geçen insanları tanımıyorum ama eceliyle ölmüş de değiller. Demek ki bir sorun var, gerçek bir sorun, hüzün. Gerçek rap olması gereken rap değildir, doğruların anlatıldığı raptir. Gerçek rap, yalansız. Adı geçen isimlerden Allah rahmetini esirgemesin inşallah.
Nakarat yine çok sağlam ama alt yapının nakarat kısmı da o kadar farklı. Sağlam okan diğer nokta ise nakarattan sonra 2. verse’ün girişi. Stil ritimler ve stil bi’ duruş var. Bu albümde Bossy son birkaç yıldır yaptığı şeyi, gırtlakla hardcore back vokal kullanmayı, daha çok mikrofona taşımış. Doğal olsun diye mi bırakıldı bilmiyorum ama girişteki noise, nefes sesi vs. olmasaydı keşke.
Parça yapı olarak albümün kendi standartlarında. Nakarat 4-5 dinlemeyle eşlik edilebilecek şekilde. Albümün nakaratlarını dinleyeni yakalamak amacıyla yazmış olmalılar. Hani bi’ partide eşlik et, sesin kısılsın ama partiden de pamuk gibi çık kıvamında. Girişteki sesler ve back vokaller daha derinde, daha az mix kanalıyla doğal tutulamaz mıydı onu düşündüm ama bi’ stil olarak kabul edilecekse bir şey denemez. Bossy’nin nakaratından sonra Xir’in daha pes bir tonda girişi dikkat çekiyor ama onun da Bossy gibi yüksek bir tona çıkmasını bekledim. Sönük kalmış bence.
Parça Bossy’nin verse’ünde de Hidra’nın verse’ünde de şikayet ve umut karışımı içeriyor. Düşüşüm Pis dedikten sonra albümün modunun düşmesi rastlantı mı diyordum ki sıradaki parça rastlantı olmadığını ispatlıyor neredeyse. Bossy’nin sakin flowlarından sonra Hidra’nın seri flowlarla girmesi parçaya hareket katmış, Bossy’nin Hidra’nın vokaline back okuması da ama Hidra nakaratla devam ederken Bossy’nin nakaratı ele geçirip bırakması bi’ duygu patlaması hissettiriyor.
Şikayet ve umut var demiştim öncekinde, bu şarkı da gaz veriyor. Muazzam bir introymuş da sonra akışı sağlasın diye bu sıraya konmuş gibi. Yine de bir konserde intro olarak kullanılmasını tavsiye ederdim. Kulaklıkla yolda dinleyecek olanlar sabahları dinleyebilir ama okula, işe vardığınız an ile parçanın sonunu denk getirmeyin, gaza gelip kapıları çarpabilirsiniz :).
Parça CMP’nin 2019 versiyonu gibi başlıyor hatta Maestro yerine Rapor yada Wanted olsa diye düşündüm Bossy ‘let’s go’ dediğinde. Zaten devamında “geri dönüş bu” demesi amacının da o esintiyi vermek olduğunu gösteriyor. Nedendir bilmiyorum Bossy’nin albümündeki favori 3 parçasından 1’i budur gibi hissettim. Öte yandan akışı da yine hat safhaya ulaştırmış olduk. Maestro’nun verse’ü güzel ama verse’ünün bitişi çok farklı işlerin mixlenmişhali gibi hissettirdi.
Artık eminim ki nakaratlara ayrıca önem gösterilmiş. Vokal efsane, canlı canlı da dinlemeye gelin diyor resmen. Konya’ya dönmem yakın ve albümü lansmanında almaya gidebilirsem bu şarkıyı söylemesini umut ederek giderim. Sinir strese bire bir gelecektir, tabi dinleyici o anda odun gibi dikilmez yada özürlü gibi aynı hareketleri tekrarlayıp durmazsa. Verse’deki kelimelerin biraz daha dinamik ve tok sesle daha az efektle kaydedilmesini isterdim. Nakarata bi şey diyebilecek adam varsa siktirsin Ajdar dinlesin bu da açık, net.
Bundan da güzel outro olurmuş. Girişteki ‘çukur’ vurguları da ‘acaba’ dedirtenlerden ama mevzunun 3 harflilerle olduğu anlaşılıyor biraz sonra. Renk katmış ama pek tarzım değil.
Klise çanı falan da olsa Alman rapi emsali bir hal alabilirdi. O da eski bir tarz olarak kaldı artık, Bossy ile de alakası yok aslında pek ama o ses eksikmiş gibi geldi. Muştanın sözleri niye o kadar ezilmiş anlamadım. Farklı zamanlarda mı kaydedildi, Muşta’ya kastları mı var anlamadım. Adamın dedikleri bi’ gram anlaşılmıyor il 2-3 barında. Sonra biri rap yapıyor sanırım diye kulak kesiliyorsunuz. Anlamak için çaba sarfetmek iyi bir şey değil. Ayrıca bitişteki fade out da damdan düşer gibi olmuş. Mixi kim yaptıysa bi’ uyarı almalı.
Verse’ün de nakaratlarla okunmuş olması sanki reggae dinliyormuşum gibi hissettirdi. Çok hoş gelmedi kulağıma açıkçası. Ama nakarat ve mesaj güzel, itiraz edilemez.
Girişteki sesleri yüksek buldum. Biraz daha düşük olsa sanki verse’e girişe dikkat çekilebilirdi. Çok güzel girmiş ama gümbürtüye gitmiş gibi. Öte yandan altyapı ve vokaller çok iyi. Sanki grup koşu yarışmalarında bayrak alıp koşmaya başlayan koşucu gibi giriyor Şeyho ve Şeyho’nun da çıkacak sıradaki albümünde Bossy’ye feat vermesi şart bence. Güzel bir uyum var. Üzerine biraz daha gidilirse çok daha güzel işler çıkabilir. İkisi de alışılmadık sesler.
Outro için güzel bir parça olmuş. Ve başınızı ağrıtmak için baştan sona kadar dinleyin diyen arkadaşa tam da bu parçayı dinlediğinde başına ağrı girmiş olabilir. O kadar siktiri bana çekse benim de başım ağrır.
______________________________________________________________________________
Albümde mix sıkıntıları var ve Bossy’nin de vokal stili güncellemesi final sürüme ulaştığında çok daha fazla ses getirebilir. Yine de bundan sona Bossy’nin ismini çok duyacağımız bir kesinlik. Kadıköy Acil’in bu konuda payı olabilir ama asıl sebebi 2. klip yani ‘Yok Sana’ olabilir. Güzel bir yatırım çok daha güzel bir sonuç getrir kesinlikle. Sofistikal kaç yıllık bir imza aldı bilmiyorum ama uzun bir sözleşme varsa buna dikkat ederek güzel bir klip çekmeliler. Sıradaki single’lar da aynı şekilde özenilerek yapılırsa Youtube’daki rap magazincileri çok yerde adını anacaktır.