Merhaba (Afirmasyon Denemeleri 1)

     Sen kapıdan giriyorsun, bense… 

     Ben eski bir dostla karşılaşıyorum. Çeşitli sebeplerin uzaklaştırdığı ama içimde bitmeyen bir sevgiyle, şefkatle, selamla şaşırtılıyorum. İçimde bir şey filizleniyor umutları aşarak. Umutları gereksiz ve saçma bırakarak tam göğüs kafesimin ortasından. Sanki kalbimin dışarı vurduğu en temiz kanlarla beslenmiş. Öyle gür, umarsız, baş eğdirilemez ve müşkülpesent ki… Eski bir şarkı duyuyorum Arapça ve en anlaşılmaz kelimelerle. Akorlarını bir kurban vererek kazanmışlar gibi bir şarkı. Her vuruşta kalbim ayak uyduruyor bu coşkuya ama coşku denemez her anına. Korku var ve ağlıyor bazen. Uzun süredir görülmemiş bir aşkı hatırlattım dünyaya diye gururunu anlatıyor. Ben yüklenemiyorum bu yükü. Üzülüyorum; nabzımla, üzülüyorum. Ama bir kayboluş değil bu yok oluş değil. Ölüm yok ucunda, kaybetmeyeceğiz elimizdekini. Bunu bahşettikleri kurban vesilesiyle mi bilmem, değişiyor notalar. Dünya’dan kopmuşum. Farkında olmadan doğduğum sokakta yürüyorum. İlk aşkımın gülüşü var yüzünde. İlk aşkıma şefkat duyuruyor. Delice geçmiş gençliğime şefkat duyuruyor. Ellerinde değil ve dökülüyor yaprakları sokağımın. Yağmur yağıyor. Henüz az fabrikalı şehir bir toprak kokusu sunuyor insanlarına. Alın, hakkınızdır ey insanlar! Ve eski komşularımın verdiği bayram şekerleri, kandil börekleri, şaçımla bitişen okşamalar doğuyor o an. Yağmur henüz yağmış, odun sobasının dibindeyim bir kediyle. Dedem bahçe işine sinirli sadece. İnsanlar yağmura şikayet duyuyor ben yağmurun toprakla karışmasına deliriyorum. İstiyorum çamur olsun her taraf ve ben. Kazdığım kuyular ve eski oyuncağım, seninle oynuyorum. Açılıyor gökyüzü bir pazar günüsün, babamın işten erken döndüğü. Yeni olan ne varsa hasretini duyduğum, dibinde bitmiş. Aklımı salıncak etmiş üstüne taht kurmuş. Geçmiştesin şu an ama gelecekte de olacaksın. Aslında hep gelecekte olmanı beklemiştik. Bekledik ki gelecekle beraber geleceksin ama hayır. İşte buradasın ve o zaman da vardın. İyi olan ne varsa yanı başında. Usandığımız savaşlardan uzaklara uzanan yol gibi. Zanaatını, sanatını, yaşamını, aklını koruyan insanlar gibi. Onur gibi. Başı sonu dile gelmez bir zaman gibi. Kapıdan giren sen değildin belki? 

     Merhaba.