Ben Fero – Orman Kanunları (TEKZİP)

Kendimce ve öznel yargılarla eleştirdiğim Orman Kanunları albümü için özür ve düzeltme mahiyetinde yazmak istedim. Bunun 28-29. sınıf blogumun tanıtımıyla uzaktan yakından alakası yok. Başta bunları yazıyorum ki ben olsaydım böyle bir yargıya ulaşırdım. Hem de kolayca, hiç düşünmeden “önce adamı gömmüş, sonra reaksiyonunu artırmak için yada biraz daha reaksiyon almak için tekrar konu hakkında yazmış” derdim. Maksadımın bu olmadığı hakkında gönül rahatlığı yaşayacaksanız, önceki yazıyı kaldırdım. Bu yazıyı da öncekine nazaran daha çok paylaşıp, her yazımın çok da güvenilir olmadığını belirteceğim. Gazete ve dergiler tekzip yayınlamayı bu sebeple pek sevmez, kendilerine güvenilmez damgası vurulsun istemezler. Peki ben aptal mıyım ki “ben güvenilmez bir yazı yazdım” diyorum, bu konu için evet.

Orman kanunları rap matematiğinin dışında bir iş olabilir. Yurt dışında emsali olan ama Türkiye’de ilk kez görülen bir iş olabilir. Orman Kanunları bok gibi bir iş de olabilir ama sevmediğin bir işi yazıp onun üzerinden paylaşımlarda bulunmak da saçma. Zevklerimiz bambaşka. Arabesk rap seven adamlarla da arkadaş oldum ama “siz geri zekalısınız” demek yerine neden o şarkıları dinlediklerine baktım. O zaman ki gösterdiğim toleransı maalesef Fero’ya göstermedim. Halbuki arabesk rap ile kıyaslanamayacak derecede iyi değil mi, değil. Yani kıyaslamak ve bu iş kesinlikle bok gibi demenin mantıksızlığından bahsediyorsak; ikisi de iyi değil, bok gibi değil. Sevenlerin baş tacıdır, sevmeyenler dinlemez ve gün sona erdiğinde bir muhabbet başlatılabilir, devam edebilir ama gün sona erdiğinde bu sebeple bir muhabbet sona eremez.
O gün, Orman Kanunları hakkında ilk yazarken mavi boncuk dağıtarak beğeni hilesi yazmayacağımdan bahsetmişim. Hatırlıyorum ki en büyük dayanak noktam, düsturum da buydu. Çünkü bir yazı yazıyordum ve bu yöne evrilen piyasadan medet umduğum sanılmasın, herkes de beni iyi hoş bilmesin zira kaypak bi’ adam değilim diyerek yazmıştım. Adamlık sendromuna yakalanmışım bariz ki bu ergenlikte diktiğin saçlarla çektirdiğin fotoğrafı görmek gibi utanç verici. Yine sevmeyen tarafa da oynamamak içinse bazı şarkıları sevdiğim, “idare eder” şarkılardan ilan etmiş, gerçek duygularımı da tam aktaramamışım. Şimdi okuyunca eğer onlar gerçek duygumsa duygularım, hissettiklerim değişmiş. 
Albümü tekrar baştan aşağı incelemeyeceğim. Fero’yu seven yahut sevmeyen insanlara bir eleştiri yazısı daha vermek, tekzibini yazdığım bir eleştirinin yenisini vermek… Ben olsam okumam ama size şunu söyleyebilirim, faşizm ırkla ilgili değil her alanda var ve yakalanması çok basit bir hastalık bu. Düşmeyin. Hekesin fikrini alın ürünlerin hepsine göz atın ve sevmediğiniz olursa onu asla yuhalamayın. Hiphop olmakla ilgili bir çok kıstas vardı ya, onların içinde eğlendirebilmek gibi bir kıstas da var…
Yani rahat bir ortamın, rahat soundların, dertli olmak zorunda olmadığı için eğlendirme yolunu da deneyen trapçilerin hakkını teslim ediyorum. Rap ile eğlendirme yolu pek kullanılmayan bir yoldu, o sebeple toprak bir yol olarak kaldı, o yoldan seri geçişler başlayınca ve herkes gözünü bu yola dikince bir toz kalktı. Doğruyu göremedim, en kötüsü gördüğünü doğru bilen insanlara saygı duyamadım, özür dilerim.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir