Cash Flow – Suç Sokağı Sakinleri
Yaptığım eleştirilere ilk olarak kimin albümüne yazıyorsam onun kafamdaki karşılığını yazarak başlıyorum. Bilinçli yapmıyordum ama standart oluşturmak adına hoşuma gitti bi’ nebze. Bu yazıdaki ilk 3 cümleyi bundan ayrı tutun ve “Cash Flow”un bendeki karşılığıyla başlayalım?
İzmir’e bir kez gittim gitme sebebimi de tahmin edersiniz ki İzmir’in en sevdiğim şeyiyle aynı sebeptendir. Hiphop’u sahiplenmiş bir şehir olmasıdır. İstisnalar var, hep olur ama İzmir boyozundan, bombasından daha çekici rapçileriyle öne çıkmıştır kesinlikle. Peki İzmir’i senin kafanda kim hiphop’un sahibi İzmir yaptı diye soracak olursanız 5 isim sayarım;. Cash, Yener, İndigo, Çağrı Sinci, Gazapizm…
Oturup böyle bir insanı yazmak için internetten ilk şarkısını bulma, ne kadar eski olduğunu belirtme gereği hissetmedim. Eski olduğuna emin olabilirsiniz. İzmir’de rap’in doğumuna katkıda bulunanlar grubundadır bir ayağı. Zaman-ı vaktin behrinde yaptığı parçalar yalnız İzmir değil Türkiye’nin her şehrinde Rap’in doğumuna katkıda bulundu şüphesiz. Kimi bunu abidik gubidik yerlere çekip arabesk rap gibi bir furya çıkardı ortaya ama hakkı yenilemez derecede ön ayak olmuştur. Öyleydi, biz nasıl mix yapıldığını bilmediğimiz sıralarda bu adamların mixine özenirdik. CMP ile nette konuştuklarını gördüğümüzde CMP’nin rap’ine duyduğumuz saygı kadar daha saygı gösterirdik. O saygıyı içinde gösterip, haset yapanlar da bu yargının sağlamasıdır. Bir kültür otururken herkes aynı anda o dönemi yaşadığı için doğal karşılar, bunu normal ve en fazla mükemmel karşılar. “Hayata Küstüm” parçasını paylaştığı Emir’e sorsak Cash Flow’un işleri güzeldir falan ama o parçayı yaptıklarında gelecekte, 2019’da böyle bi’ geri dönüş alacaklarını tahmin dahi etmiyordur eminim. Bugün de öyle. 5. sınıf aptal rapçilerin oturup 1 hit yapınca kral ahkamı keserken bu sebeple ahkam kesiyor. Cash Flow’la aynı dönemde yaşamanın verdiği “ben de yapabilirdim” hatta “ben daha iyisini yapardım” safsatası imkanların eşitliğiyle alakalı bir hak yemedir. İmkanlar aynı, yapabilen de var diyelim ki ama senin yapmanın sebebi olan abilerin bu adamı dinleyerek rap yaptı. Cash ve o nesil dese ki biz Almanya’dan gelen kasetlerle rap’i sevdik anlarım ama sen 2 kere 2’nin 4 ettiği kadar Türkçe rap’ten etkilendin. Bırakın global ağızları; Ceza Yerli Plaka’yı yapmasaydı, Adanalı dizisinde çalmasaydı o şarkı kim bilirdi Türkçe flowun da olabileceğini? Ortada somut bir örnek yokken ve dahi siz global rap’e dahi ulaşamıyorken Yıldız Tilbe yahut Sezen Aksu’dan başka ne favori sanatçısı bulacaktınız? Ki bu saydığım rap harici insanlar da Nez kadar çıkmıyordu, kırsalda zar zor çeken Kral Tv’de. Varsa bi’ e250 benzeri bluetooth’lu telefon elden ele gelen şarkıyı dinlersin. İnternet kafelerin yeni yeni çıktığı; uydunun dahi lüks, evde internetin hayal olduğu; mp3 çalar yerine dandik kulaklıklı radyoların kullanıldığı dönemde dinlediğin insanı nasıl tanımlarsın?
“Abi kafada hiç bi’ şey yok, tertemiz” diye. Bunu salak gördüğüm için demiyorum, en akıllısının bahsedemeyeceği şeylere hayırdır çektiği için diyorum. “Böyle olur mu?” dediğinde, “Oldu bile, derdin mi var” havasında. Endişesiz, dümdüz. Peki olmuş mu, olmuş. İlginç ve alakasız kelimeleri teker teker ayıklayıp, bir temaya sokmaya çalışınca, biraz da anlam kasınca elinize bir rap text’i geçiyor. Konu sizin bunda ne kadar samimi olabildiğiniz. Aklına geleni arka arkaya koyup kafiye yaptığı çok belli ama zorla kasılmış bi’ şey olmadığına emin olabilirsiniz dinler dinlemez. Yanisi samimidir abicim. Kafiye uyuyor diye sana mahallesinde bonzai içildiğinden bahsetmez, içme der. Temiz rap nağralarına uymaz, söyleyeceğini jargonunu bükmeden söyler.
Konuyu albüme getiriyorum ama desturla başlamak zorundaydım, kimin hakkında yazdığımı, kimi dinlediğinizi tekrar bi’ hatırlayın/bilin istedim. Bu adam beklenen bir albümle geri döndü çünkü.
Albüm “Sofistikal” etiketiyle 1 Mart 2019’da çıktı. Omurgayla aynı güne denk gelmesine karşın Spotify’da Türkçe Rap listesine aynı gece -değişkenlik göstermekle birlikte- 5 parçayla girdi. Bu denli bekleyicisi olan bir albüm olduğundan sanırım son zamanlarda yaygınlaşan parça parça albüm yayınlamanın aksine ve 11 parçayla yayınlandı. Sound olarak yeni ritimleri yakalamış ve kendi stili üzerine katmış bir yapısı var. Bir gangster yaşamını ele aldığını görüyoruz. Çıkış parçası ise albümle aynı isimde bir kliple yayınlandı.
Parçalar genel anlamda sokakta yaşanan olayların kahramanı ağzından yazılmış kesitlerden oluşuyor ve yaşamının gerçekliğinden, suçun suçluya ne ifade ettiğinden bahsediyor. Anafor, Dinamit, Yener Çevik ve Monoman parçalara misafir olmuşlar. Zamanında hayata küsmüş insanların gayri meşru yollarda dansı gibi. Bu tarzı aşırıp çok büyük kitleleri yakalayan “Pusula” özentisi gençere göre çok daha üst düzey sesler var, güzel prodüksiyonlar var ama “Buyrun Dostlar Buyrun” için ancak standart rap diyebilirim zira kulaklıkla dinlerseniz mixdeki dengesizlik ritim tutmanıza engel olacak kadar belirgin. Ayrıca son parçada albüme güzel bir nokta konulmuş, İzmir’in dağlarındaki çiçeklerin meyvesidir diyebilir miyiz?
Albüm dijital platformlarda dinlenebilir/alınabilir durumda. Cash Flow’a albüm ve bugüne kadar ki çalışmaları için teşekkür ediyorum.
Respect’n peace!
Pes.

