Fuat – Omurga

Panzer…
      Ne denebilir ki? Adam dönmüş ama cidden panzere dönmüş. Tarzının ayağını gram kaydırmadan. Türkiye’nin 3. jenerasyon rapçisinin cebindeki parayı iplemeden. Piyasa ne yöne gidiyor bakmaya tenezzül dahi etmeden. Muhakkak ki önceki albüm ya da parçalarda istenip yapılamayan bi’ çok şeyi bu albümde yapmış, bi’ gelişim vuruyor kulağınıza  parçalar başlar başlamaz. Gelişim ha, değişim değil! Saçma 1 verse gösterene havan topu şahsım tarafından hediye edilecek. Mevzu tabi ki sadece üstad olarak anılan bir adamın yeni albüm yapmış olması değil. Mevzu adamın “beni nasılsa üstad görüyorlar” demeden çalışmaya devam etmesi, sırt üstü yatmaması. Üstelik albümü parçalamış bir şekilde gelmesine rağmen; 12 parça! Doyurucu.
      Spotify listelerini Ben Fero’nun albümüyle alt üst eden trap’e bir gönderme de, yaklaşma da yok. Zaten albümün yapım aşamasında da trap bu kadar gündemde değildi. Hatta albümün çıkış tarihi 2018’den bu yana erteleniyordu. Fuat’ın söylediğine göre bu erteleme albüm şirketi ve etrafındaki tanıdıklarının bi’ tavsiyesiymiş. Bu bekleyiş bize ne kattı bilmiyorum ama konumuza dönecek olursak trap ile bir bağlantısı yok. Bu konuya, Fuat’ın hiphop’tan gram ödün vermemesine ve bahsedeceğim kesimi muhattap da almamasına değindim çünkü…
      Tam bu metni yazarken VooDoo’dan Tutsak ile bu konuyu konuşuyorduk daha doğrusu facebooktan sonraki yeni rap mekanı twetterda twet’leşiyorduk. Hiphop kültürünün bariz poplaşmasına hatta yozlaşmasına bir yorumla isyan etmiştim. Konuların sadece “çok param var”, “ne karılar götürüyorum, ne karılar” ve “içmekten burnum düştü” gibi olmaması gerektiğini savundum. Bunu popçuların bile yapmadığını ve çoğu trapçinin hande yener ruhuyla para kazanmak için rap kitlesini kullandığını söyledim. Buna cevap olarak “bu yozlaşma ama saygı duymalıyız” gibi bi’ şey yazdı. Bunu okumazsın büyük ihtimalle ama öyle düşünen arkadaşlar varsa; birader o ismini bilmiyorum dediğin Azap HG youtube’da milyonlarca izlendi ve Fuat o gün de hiphop ruhunun temsilciliğinde başı çeken parçaları yayınlıyordu. Girip bakabilirsiniz ki hala daha 2014 çıkışlı Fuat’ın Gölgede parçası 1 milyon bile olmamış. Bu dönemde kim hangi arabaya biniyordu açıkçası umrumda değil ama Azap kazanıyordu parasını. İsmini bile bilmiyoruz bugün halbuki. Hatta şöyle düşünelim; 22 yaşındayım, aklı başında lisansımı tamamlamak üzere bi’ lisans öğrencisiyim ama bir Fuat albümü uykumu kaçırmış, oturmuş hakkında yazı yazıyorum. Seviyoruz birader, deli gibi seviyoruz. Azap’a o gün de rap yapma diyorduk, bu gün de ne iş yapar nerdedir bilmeyiz ama bu albümü kaç senedir bekleyenlerimiz var. İntro’da Fuatın sesini duymayı gözüm kapalı bekledim ama işte hiphop’uz ya, Fuat da biz de, çocukları mikrofona çıkarıp beklenen albümünde yayınlaması ayrıca beğenimizi kazandı.
      Mcler arasında kıyas yapmayı, heleki böyle bir albümden bahsederken araya katmayı istemezdim. Özür dilerim hepinizden. Tek isteğim ayrımın farkına varın. Sürekli yorumlara yazılan “hak ettiği yerde değil”: Moruk hiphop bi’ şeyi hak etmek için çabalamaz, o farkında olabilme hakkıdır ki onu hak edecek beyin kimde, bunu sormalıyız. Sen Omurga albümünü satın alıp bi’ şeyleri fark etme hakkına sahip misin? Omurga benim görüşüme göre hiphop’u en iyi yansıtan rap albümlerinden biri olmuş. Ben de kendimde onu dinleyip, anlayıp, savunabilme hakkını kazandığımı düşünüyorum. Popüler kültür değilken de rapçi anıldığımız için, palyaço diye dalga geçilmeyi gurur saydığım için, yozlaşmalar karşısında Fuat’ın gezide kaldırdığı orta parmak gibi olduğum için.
      Hissetiklerimi aktarmak için yazdığım bi’ blog sayfasındasınız. Yazdıklarımın amacına uygun olduğunu düşünüyorum. Her satırı Omurga’yı dinlerken yazdığımı belirtmeliyim. Hepsi bende bıraktığı hislerin buraya bıraktığı iz düşümünden ibaret. İsmi geçen mc yada görüşü benim zıttım olan insanları kırmak değildi niyetim. Dikkat çekmek istediğim nokta, hiphop benim gibiler için nerden baksan kutsal bir şey. Rap bunun en büyük elementlerinden ve Türkçe rap yozlaşıyor. Tüm bunların yanında “Türkçe rap’e en büyük katkı Fuat’ın var oluşu”. Panzer geri döndü gebeşler açılsın.
      Diğer bilgiler: Albüm 12 parçadan oluşuyor. “Evet Hayır”da Ulaş Ali ve Maya G., “Rakı Balık”ta Almanya’dan Gris, “Omzuna Al”da Saian, “İstemem”de Şanışer, “Kahır”da Peyk, “İstiklal Harbi”nde Mehmetcan Erdoğan; Fuat Ergin’e eşlik ediyor. Albüm Berlin SAE ve İstanbul Babajım stüdyolarında kayda alınmış. Omurga’nın toplam 24 parçasının (2. part dahil) altyapılarında Alman ses mühendisi Robert Robster Henke, Cemil Yurderi aka Ronald Mc Donald, Adham Farid, Mehmetcan Erdoğan, Baykan Barlas, Lucas Bucilowski, Bor Pro, İsmail Tatlıcı, Osman Güngördü, Havantepe, BeatMucit, Gurur Gelen, Allame, Fire on Black, AMP, Naci Tepedelen gibi isimler çalışmış. DJ Boba Fettt, “Rast Gel Kazara” ve “Omzuna Al” parçalarında scratch’leriyle yer almış ve albümün mastering’ini ses mühendisi Gurur Gelen yapmış. Albümün fotoğraflarını ise Burak Bulut Yıldırım çekmiş. Öte yandan bir şiket ile anlaşılmadan West Berlin Records etiketi ile münferit bir şekilde yayınlanmı. Şu an için dijital platformlarda satın alınabilir, dinlenebilir durumda. İlgili parçanın başlığına tıklayarak da o parçaya ışınlanabilirsiniz…
      Seslerden ve biraz ingilizceniz varsa başlıktan anlayabilirsiniz. Profesyonel bir müzik işinde bir doğayen müzisyen albümünde çocukların vokalini kullanmış. Bu bana çocuklarla şarkı söyleyen bir sanatçıyı hatırlattı. O sanatçının sahneye çıkarttığı çocuklardan biri de şu an rap dinyeyicisi iseniz bildiğiniz biri. Server Uraz, eski adıyla Pit10 da zamanında bir sahneye çıkartılmış ve Barış Manço ile sohbet etmişti. Şimdi bu iki çocuk ve bu çocuklar gibi workshop’larda bunun gibi sözlerle eğitim alan çocukları düşünün. Söylediklerinin anlamını bilmiyor bile olabilirler ama bi’ gün söylediklerinin anlamını ve uçlarının nerelere varabileceğini düşünecekler. Toplumsal sorunlar hakkında farkında olacak, çözüm arayacaklar, sesleri çıkacak. İlerde tekrar rap müzik yapmak isterler mi bilmiyorum -isterlerse de böyle bir hoca için şükürlerini ederler ilerde- ama bir polis olduklarında kimin tarafında olacaklarını bilecekler. Doktor olurlarsa sigaranın zararını söyleyip durmayacak onun aktivist bir karşıtı olacaklar. Bu workshop’ları ilk duyduğumda gelip geçici bir pr çalışması sanmıştım. Oysa ilk kez Fuat ve workshop’u beraber duyduğumdan bu yana yıllar yıllar geçti. Sevmeden yapılacak iş de değil hani seviyor demektir bu. Bi’ yerlerde beylik abi laflarıyla yapmıyor üstelik.

      Bi’ rap şarkıya enstruman olarak en iyi ne gider? Cevabı çatııır çatır vermiş Dj Boba Fett. Bir parçanın introsu için dünyada gördüğüm en iyi 2. giriş. 1.’si DMX’in “X Gon’ Give It To Ya” parçasıydı. Onda altyapı değişiyor falan bir hareket var ama bu direkt kendisi gözünüzü kapatmanızı emrederek yapıyor işini. “Kalkın eski günleri bi’ gezdireyim size” der gibi. Bi’ de sanırım albümün çıkış parçası bu olacak, klip çekilmiş hatta. Rap’i tanıyamamış insanların bunu dikkatle televizyoda izlediğini düşünüyorum. Show programlarında o scratch’lerin girdiğini hayal ediyorum. İlk kez bir rap konserine giden çocukların dinlediğinde ne hissedeceklerini düşünüyorum. Popüler kültürün kölelerinin tokatı hissettiğini, gerçek rapin ölmediğini gödüklerini… Fuat’ın değil bu iş kusura bakılmasın, halka mal olmak zorunda kalacak kadar güzel.
      Yalın bir Fuat parçası. Feat yok, dj yok falan ama güzel bir beat var. Üzülerek söylüyorum bu güzel beat vokali bazı yerlerde egale etmiş, çok kalabalık geldi. Hele ki böyle bir derdi olan, her barında bir şey anlatan parça için, “yahu biraz vokale ses verseniz, altyapıyı kıssanız olmaz mıydı” dedirtti. Yeni çıkan heceli işlerden midir nedendir kulak tembelliği de yaşadım. Dinlemem gerekti bir kaç kez. Değindiği konular gündemi yakalıyor. Sorun nedir, reçete nedir, hangi sorular sorulmalı konusunda öğretmiş ha öğretmiş. Para, kadın, uyuşturucu tam olarak böyle ele alınmalı öyle gevşek gevşek değil.
       Biraz daha kulağınızı rahat bırakan bir beat ve vokal stili ile geliyor. Bunu hesapladılar mı bilmiyorum ama albümün tüm beatleri kulak zarınızın sağlığıyla ilgileniyor. E ben de seviyorum tabi drum kitlerin kendini hissettirmesini ama bir zaman sonra biraz rahat bir müzik de istiyorsunuz derken sırada hemen bu parça var. Eğlence amaçlı ve 2 ülkeye de hitap ediyor. Fuat da bazı kısımlarda Almanca okuyor. Gris daha kasmadan gayet relax giriyor. Fuat şahsına münhasır flowuyla “djler tabakları döndürsün, gelsin hamsiler” derken sabit bedeninin üstünde flowla eşgüdümlü hareket eden kafasını görür gibi oldum. Fuat’ın performanslarında bu hareketi görebilirsiniz. Tat veriyor bence. Sol eli havada, sağ elinde mikrofon, tamamen sabit beden, gözler kapalı, her sese ufak tepkiler verip ritim tutan Fuat. Birader bunlarla büyüdük komik değil sevgi bu. O sevginin nedenlerinden biri de burada. Cool! Ayrıca rakıydı balıktı derken parçanın outrosundaki solo kısmında martı sesleri on numara detay.
      Okan Bayülgen’in programında “ben rap ile içimdeki siniri boşaltıyorum” gibi bir şey demişti Fuat. Muhakkak, adam normal hayatının tam zıttı bir sertlikle giriyor. Hatta bi’ ara diss mi atıyor acaba diye düşündüm. Sonra bu bi’ diss değil cinayet planı derken kurgusunun içene çekiyor verse’te. Kardeş gibi yaşamanın imkansızlığına inanmış parçayı yaptığı esnada. Bu Fuat’ın ilk kurgu parçası değil, öte yandan her yeri kurgu da değil. Kurgu olan, olmayan her noktasına mantığını kavradığınızda hak veriyorsunuz. Neden mi? Bu bıkmışlığın eseri çünkü. Sinir var, boşaltıyor beynini ama o beyni dolduran sebepleri de belirtiyor. Aman kimseye bi’ şey demeyim yahu ne makinalı tüfeği diyemez. Herkes, sen de dahil, yaşadığı olayları gülle çiçekle karşılayamaz, fıtrata ters. Bir bebek katilinin yaşamasını ne diye isteyim misal? İnsanların kutsallarına bırak saygı duymayı, zarar vermeden duramayan bir insanın ölmesini neden istemeyim. Makinalıyla deş reis, kefensiz de gömeriz. Sinirini bir minik “piç” ve “sikti” ile atmasını sağlayan otosansürün sebebi de dahil olabilir sinirine.
     Kulak zarlarınızı dinlendirdikten hemen sonra tekrar başlıyoruz. Üstelik şarkıyı bir başka kral rapper ile paylaşıyor Fuat burada. Hiç kısa kesilmemiş, nakaratın girişine bi’ dörtlük, çıkışına bi’ dörtlük koyup 2 kere de tekrar ederek parça dolduran rapçiler feyz almalı. Bi’ dizede Manas’a gönderme olduğunu hissettim ama olmadığını düşünüyorum. Aynı klasmana yaklaşamayacak birini umursamak saçma olur zira. Ki şu parça tek başına yayınlansaydı da rap kim, rep kim belli olurdu. Dj Boba Fett ve Saian da ayrı ayrı döktürmüş tabi. 2. verse’te giren Saian 3 punchline ile görevini ziyadesiyle yapıyor. Özleyenler için Saian’ın yeni parçaları çıkana kadar bi’ hasret giderme durağı olabilecek verse’lerdendir, es geçilmemiş, ciddi. Parçalarda djing kısımlar başka parçalardan kesilerek kullanılmış şarkının vokalleri tekrar editlenmemiş. Dj işini herkesten önce halledip alt yapıyı teslim etmiş olabilir, bilmiyorum.
      Almanya’ya gidip gelen Fuat değil de beatmaker olsa derdim ki kesin Türkiye’ye gelirken yapmıştır. Keza Fuat da Türkiye’ye gelirken nakaratı yazmış olabilir. Çok Asya geldi sesler, nakarat. Verseler de Fuat’ın ömrünü aşıp geleceğe kalacak cinsten. Çok iyi. Bilmiyorum pop, arabesk yada fantazi müzik yapımında işler nasıl ama böyle bir müzik onların da ilgisini çekebilir bence. Bir rap parça için de fazlasıyla uğraşılmış bir alt yapı. Güzel paralar harcanmış, ince ince işlenmiş. Zaten Fuat onca şarkı arasından bu şarkıları seçtiğini söylediğinde altyapı ve lirikler hakkında beklentiyi yükseltmişti. Beklentinin hakkını vermiş.
      Dinledin mi? Fark ettin mi? Aynen Kefeni Yolla. Neden böyle bi’ şey yapılmış anlamadım. Şanışer de flowla oynayabilen biri. Fena iş çıkarmamış. Beat de güzel ama ne bileyim Şanışer normal bir rapçi. Yani her şarkıda farklı bir şey veren albüm bu parçada standartı mı versin? Şahsi zevkler tabi. Fuatın 2. verse ise iyi yanından bakacak olursak albümün en güzel mix’i. Anlaşılabilirlik açısından en azından öyle. Tabi bunda beatin de rolü var. Albüme sonradan eklenmiş bir parça kadar farklı alt yapıya sahip.
      Beatlerin genel yapısına uygun bi’ beat olsa da bu kez vokalle beat demokratik davranmış. Beatte kullanan bass sesler her 4 lüğün son 2 barında kesilerek punch line’lara müsade ediyor. Mantıklı bir beat. Mantıklı da bir Fuat verse’ü var tabi, teknik açıdan hat safhada donatılmış, anlam olaraksa “daha ölmedik” imajı bırakıyor. Öte yandan şimdiki nesil eleştiriliyor. Dibine kadar arkasında durulabilecek sözler var. Sanatçının biraderinin cebi için değil, dinleyenin biraderinin yarını için yazılmış verseler. Serseri edebiyatı yapanlar buna kızabilir mi dersiniz? Kızamaz. Çapları yetmez. Çapı yetse de kimse diyemez ki yalan söylüyor. Hadi çağı da yetti, yalan söylüyor da dedi; Fuat’a katılıyorum, bekleyin ve görün. Sokağın ancak bok oluşu anlatılabilir. Okulla, kitapla vs. ama kesinlikle kurtulmalı kurtarmalısınız; hiphop’u da kendi lanetli tercihlerinizin arasına çekmeden.
      Albüm konsept bir albüm değil tabi ki. Bir parçada nefretini kustuğu, bir parçada rapi savunduğu gibi bu parçada ülkesini anlatıyor. Peyk Fuat’a göre biraz daha depresif ve melankolik olduğu için duyguları aynı değil gibi geldi bana. Fuat daha çok sinirli bu duruma ama Peyk üzgün. Sebebinin ise beat olduğunu düşünüyorum. Yöneltme var çünkü bariz. Duygu bütünlüğü altyapıda kaybedilmiş bir nebze, sonra makas açılmış. Yine de iki duyguda tam olarak verilmiş. Beat hüzünden umuda, umuttan hesap sormaya, sinire ve tekrar hüzüne dönüyor. Kahır ismi oturmuş, kahırın sebebini ve nasılını anlatabiliyor. Hatta rap’in kendi özelliği midir bilemem ama ters mantık kurarak kendi adınıza bir reçete çıkarabilirsiniz parçadan.
      Alt yapıdan önce giren Fuat verse’ü o kadar hızlı konu değiştiriyor ve konular o kadar kör göze parmak sokan cinsten ki siz kafanızla ritim tuttamaya başladığınızda ancak müzik geliyor kulağa. Genel olarak drum kit sakin tutulmuş ve bir piyanodan gelen melodiler sahnede fon perdesi görevi görüyor. Rap zaten bence böyledir. Müzik önemlidir. Bir tiyatro sahnesinde dekor olarak, fon perdesi olarak görev alır ve oyunu öne çıkaracak destek verir. Bunu Mehmetcan Erdoğan Mix’ine borçluyuz sanırım. Sözler gayet vurgulu ama tek bir konuya ait değil şarkı. Siyasetten de rap’ten de sosyal detaylardan da bahsediliyor. Bu konuda şarkının her dinleyicinin derdine ayrı ayrı ulaşabilmek hedeflenmiştir belki de fakat ben konseptinin belirli olmasını, siyasi ise siyasi bitmesini isterdim. Reza Zerrab’tan Tuğçe Kazaz’a kadar bir sorun skalasında düşünceler belirtilmiş. Nakarak kısmı çok hoş. Sorunun ne şekilde ne ile sonuçlandırılacağını belirtmiş. Nakarattaki kelimelerin anlamını iyi bilen birisi için açık bir yol haritası.
       Konu Fuat’ın 2 puşttan bahsetmesi olunca akla kimlerin geleceği tahmin edilebilir. Bence de o iki kişiden bahsediliyor. 2 parçaya bölünmüş albümün ilk bölümünün son parçasına kadar olduğu gibi bu da tanıdığımız, bildiğimiz Fuat Ergin. Parçanın bir bölümünde “manyağısın Konya’nın” diye bir söz var, Bir Konya’lı olarak Konya’nın daha sakin bir dizede daha güzel anılmasını isterdim.

      Albümün bazı parçaları için, ‘Prod. by dj mic check’ nerede yazıyor, gibi eleştiriler gördüm hatta bir parçayı aşırı benzettim ben de ama bi’ yerde hak vermek şart. Her alt yapı bir birinin farklı varyasyonu olsa o zaman da Ben Fero albümü gibi bi’ iş çıkardı. Parçalarda kullanılan sesler bir birine yakın ama duygular ve ele alınış biçimleri farklı. Böyle benzer sesler ve flowlarla yapılması bu parçalar grubunu bir albüm yapıyor. Böyle farklı duygulara dokunması ise her parçaya ayrı ayrı kimlik veriyor. “Fuat sadece protest yapar” diyemez kimse, “Fuat eğlenceli parçalar yapar” da diyemez, “Fuat rapresentten başka stil yapamıyor” da diyemez. Çünkü hepsini yapmış paketlemiş ve rafa koymuş. Bildiğim kadarıyla raflara da konulacak bu arada. Şirket ile anlaşma yapılmamış bir albüm ve pr çalışmaları medyada çok dönmeyecektir. Fuat Ergin dediğimiz adam rap üstadı falan da olsa, bu tip bir mesleğe sahip insanlara devlet bakmıyor. Yani güzel kardeşim, hiphop’a dokunmak için bu bariz bir fırsattır. Gidip albümü aldığınızda ne kadar değerli olduğunu göreceksiniz. Almadan önce sadece soyut bir şey olarak kalıyor. Tek duyu organı ile, kulak ile olacak iş değil bu. Dokunun, posterleri görün, dinleyin; yaşayın moruk. Sen de yaşa Fuat!
Yeksin Mercek!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir