Geçtiğimiz bu haftada paylaşılan 2. Türkçe trap albümü. Gerçekten panzehir gibi geldi. İlk başta pek anlam veremedim ama parçaları dinledikçe kendiliğinden anlam kazanıyor. Fero’nun albümünü incelerken aşağı yukarı 50 kez dinlemişimdir Orman Kanunları parçalarını. Bu esnada bu albümü çıkartmaları şanslı bir durumdu. Albüm öyle çok para gömülmüş ve mainstream aşkına yapılmış sahte parçalardan oluşmuyor abicim. Kickler vurdukça kafa sallatıyor, doğasına uygun. Bazı yerlerde autotone’un bokunu çıkartmışlar ama bazı verse’lerde ise çok az kullanılmış. Bokunu çıkardıkları kısımlar da bi’ zaman sonra normal karşılanabiliyor. Bu stile alışmak adına iyi bir geçiş albümü. Parçalar ayrı ayrı farklı duygulara hitap ediyor. Intro dahil olmak üzere 6 parça var ve bunlardan Marifet isimli olan 2. parçanın da bir klibi var. Klibi pek sevdiğimi söyleyemem ama bu işten para kazanmadığı belli olan insanlar için gayet iyi. Çünkü ya bu işten aldıkları 3-5 kuruş ile ya başka iş yaparak kazandıkları 3-5 kuruş ile bu albümü, klibi yapmışlar. Eğer ki bir festival yahut turne olursa bu talihin değişeceği kanısındayım. Köpek gibi dans da ettirir, kafa da sallatır, eskiyi de tutar, yeniyi de yakalar bir albüm olmuş. Hadi şu parçalara bi’ bakalım…
Parçaların başlıklarına tıklayarak ilgili şarkıyı spotify’dan dinleyebilirsiniz.
Nevzat Can Ünsal girişte bi’ bakıma albümü sunuyor. Tabi gözümden kaçmadı ki albümün adını Marifet olarak sunuyor. Sanırım albüm adında bir değişikliğe gidilmiş.
Albümün çıkış parçası. Hareketli bir Yunus Emre ve Frekans’a şahit olmak sizi de haeketli bir hale getiriyor. Bu parçada autotone efektler kafiyelerde ve back vokallerde ayrıca nakaratta kullanılıyor. Her yerinde olmaması güzel ki kendi sesleri de zaten kötü değil. Yani bugün tonları tutturmak için kullananlardan farklı olarak hiç autotone kullanılmasa da parça güzel. Klip hakkında görüşlerimi yukarı yazmıştım. Klibin kendisi de burada.
Albümdeki favori parçam. Üzerinize mutsuzluk atarak gömmeye başlıyor açar açmaz. Sistemden ve yaşamın kendi montonluğundan bahsederken birden nakaratın 2. kısımında hayatın güzelliğinden bahsediyor. Bu duygu karmaşası sizde umut olarak kalabilir. Ki böyle bir bayan vokal aşık olmak için bile ideal. Kesinlikle güzel bir parça. 2. verse de 1. kadar aheste, bıkkın, müşkül pesent ama yine aynı nakarat. Ben sanırım aşık oldum bile. Zeliş’i ayrıca tebrik ediyorum.
Vokalde kafiyeler ve flow önemsenmiş ve daha çok autotone kullanılmış hatta en çok bunda kullanılmış sanırım. 2. verse’deki yükseliş ve küfrederek bağırılması sizi de isyanlarınızla başbaşa bırakıyor. Şarkı genel olarak mutsuzluğun sebeplerine yönelik. Mutluların anlayamayacağından da bahsediyor.
Can sıkıntısından bahseden 2 parçadan sonra tekrar hareketli bir parça. Bana reggie flowlarını hatırlattı bu parça. Kafiye ve lirik estetiği çok güzel. Bir partinin giriş şarkısı olabilir, dikkat çeker, eğlenmeye hazırlar. Amacıyla tartıldığında güzel bir parça.
Rapresent. “Sizden iyiyiz” temalı bir parça olmasaydı albümü savunacak başka bir parça yapılmazdı. Bu şarkının sonda yer alması da sanırım, ben değil sen karar ver kimin iyi olduğuna, gibi bir anlama geliyor. Öncesinde dinletilen her şarkı amacına uygun, old school ve geleceği aynı anda ele almış geniş çaplı işler, dinleyiciye yönelik işler. Bu parça ise daha çok kendileri için yaptıkları bir parça. Ne hakkında ne düşünüyorlarsa onu yazmışlar.
Albüm 3 Adım Müzik Şirketi etiketiyle dijital ortamlarda satışa/dinlenmeye hazır durumda. Böyle eski bir grubun ne geri kafalıları ne genç nesili üzmeden geri dönmüş, farkını da ortaya koyabilmiş olması güzel bir olay.